Ali Özdemir - Merkez Medya

TBMM Başkanı Kurtulmuş: İnsanlık suçlarının en ağır faturasını maalesef Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödüyor

Parlamentolar Arası Birlik 152. Genel Kurulu'nun "Kadın Parlamenterler Forumu"nda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Başta Gazze olmak üzere bölgemizde devam eden çatışmalarda yaşanan, artık soykırım boyutlarına varmış olan insanlık suçlarının en ağır faturasını maalesef Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir." dedi.

15 Nis 2026 - 15:01 YAYINLANMA

Bu yıl 152'inci kez düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu, birçok ülkeden parlamento temsilcileri ile milletvekillerinin katılımıyla İstanbul'da başladı.

Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu bünyesinde gerçekleştirilen ve Kadın Parlamenterler Forumu Başkanı Cynthia Lopez Castro'nun açılışıyla başlayan oturuma; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, PAB Başkanı Tulia Ackson ve PAB Genel Sekreteri Martin Chungong ve çok sayıda parlamenter katıldı.

Bu sene 41'incisi gerçekleştirilen oturumunun başkanlığına, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal seçildi.

"Toplumlar yeniden ayağa kalkmalı ve adalet temelinde yeni bir sistem kurulmalı"

Forumun açılışında konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Kadın Parlamenterler Forumu'nun sıradan bir toplantı formatı olmadığını açıkça ifade etmek isterim. Burası insanlığın önündeki temel meselelerin daha derinlikli olarak, daha hassas ve kapsayıcı bir şekilde tartışıldığı bir forumdur. Burası siyasi tartışmaların ufkunu genişleten ve küresel vicdana yön veren müstesna bir platform olarak uluslararası sistemde yerini almaktadır. İstanbul'daki bu buluşma, kadınların karar süreçlerindeki yeri, çatışma sonrasında toplumların yeniden ayağa kaldırılmasındaki katkıları ve hakkaniyete dayalı bir uluslararası sistemin kurulması yönündeki fikirlerinin tartışılması bakımından çok önemlidir. Esasen bu başlıkların her biri günümüz dünyasının ertelenemez sorumluluk alanlarına da işaret etmektedir." dedi.

 "En ağır faturayı Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir"

 Bugün karşı karşıya kalınan manzaranın sadece bir kriz, kaos veya uluslararası sistem bakımından alelade bir gerilim konusundan ibaret olmadığını belirten Kurtulmuş, "Hepimizin çok yakinen takip ettiğimiz, zaman zaman da büyük endişeler duyduğumuz gibi aslında bugün karşılaştığımız küresel sorun, çok taraflı sistemin etkisini kaybettiği, hukukun seçici bir hukuk olarak uygulandığı, uluslararası kurumların itibarının aşınmaya başladığı ve küresel karar süreçlerinin adalet duygusundan yoksun bir hale geldiği duruma işaret etmektedir. Bu tablonun, diplomatik kanalların daralması ve insanlık onurunun ağır bir baskı altına girmesi gibi sarsıcı sonuçlar doğurduğunu belirterek, mevcut ortamda en ağır bedeli de kadınlar ve çocukların ödüyor. Dünyanın hemen hemen her çatışma ve gerilim bölgesinde, uluslararası alanda yaşanan her çatışmanın merkezinde, ağırlıklı olarak kadınların ödediği beden ve yüklendiği sıkıntılar söz konusudur. Başta Gazze olmak üzere bölgemizde devam eden çatışmalarda yaşanan, artık soykırım boyutlarına varmış olan insanlık suçlarının en ağır faturasını maalesef Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir. Yine aynı şekilde dünyanın birçok yerinde de ortaya çıkan büyük göçler, yoksulluk, yoksunlukların da bedelini ağırlıklı olarak kadınlar ödemektedir. Yerinden edilenler, yoksulluk ve korumasızlık altında kalanlar da ne yazık ki büyük oranda kadınlardır. Öte yandan demokratik müzakere masalarına bakıldığında da kadınların hala yeterli ölçüde temsil edilmediği de gayet açıktır. Bu eksiklik sadece bir temsil sorununa işaret etmez, bu eksiklik barışın toplumsallaşmasını geciktiren ve kalıcı hale gelmesini zedeleyen yapısal bir boşluk anlamına gelir." diye konuştu.

Kadınların güçlendirilmesi meselesinin dar anlamda bir eşitlik tartışması olarak ele alınamayacağını ifade eden Kurtulmuş, bu konunun demokrasinin kalitesi, yönetimin kapsayıcılığı, kalkınmanın sürekliliği ve toplumsal dengenin sağlıklı bir biçimde korunmasıyla da doğrudan ilgili olduğunu, bu sebeple burada yürütülen müzakerelerin tarihi bir gündem olarak değil, çağın ana tartışma başlıkları olarak ele alınmasının yerinde olacağını ifade etti.

"Kadına yönelik şiddet meselenin en ağır, yakıcı boyutlarından birisidir"

Kurtulmuş, "Sizlerin ortaya koyduğu fikirler iyi niyet beyanı olmanın çok ötesinde, yasama süreçlerini etkilemekte, siyaseti şekillendirmekte ve toplumların geleceğine yön veren alanlarda somut karşılıklar bulmaktadır. Artık açıkça biliyoruz ki, kadınların karar alma mekanizmalarına etkili bir şekilde katılamadığı bir yerde ne hakkaniyet tam manasıyla tesis edilebilir ne de uzun ömürlü bir huzur iklimi oluşturulabilir. Bu noktada parlamentolara özel bir görev düşmektedir. Meclisler, milletlerin iradesinin tecessüm ettiği, toplumsal vicdanın makes bulduğu ve geleceğe dair istikametin belirlendiği kurumsal yapılardır. Yasama, denetim, bütçe ve temsil alanlarında kadınların güçlü şekilde yer alması, daha kapsayıcı, dirençli ve dengeli toplumların inşası bakımından da temel bir gerekliliktir." şeklinde konuştu.

 "Eğitimden istihdama çok yönlü adımlar atıyoruz"

Bugünün çok boyutlu krizlerinin, zaten var olan eşitsizlikleri kadınlar açısından daha da derinleştirdiğine işaret eden Kurtulmuş, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Ekonomik daralma, yerinden edilme, çatışma ortamları, gelir eşitsizliğinin artması, sosyal güvencesizlik ve eğitim imkanlarındaki erişimin bozulması gibi kadınların hayatını doğrudan etkileyen gelişmeler, küresel olarak hemen hemen bütün ülkeleri yakinen ilgilendirmektedir. Kadınların desteklenmesiyle, ekonomik adaletin tahkimi, toplumların dayanıklılığının artırılması ile sosyal barışın kökleştirilmesi birbirinden ayrı düşünülemez. Kadına yönelik şiddet, bu meselenin en ağır, yakıcı boyutlarından birisidir. Şiddete karşı geliştirilecek tavrın, hukuki, insani, ahlaki ve siyasi sorumluluklar taşıdığı da aşikardır. Bu alanda gösterilen kararlılık, toplumların medeniyet seviyesinin de hiç şüphesiz en önemli göstergelerinden birisidir. Türkiye olarak biz kadınların güçlenmesini, ailenin korunmasını, sosyal dokunun sağlamlaştırılmasını, üretim kapasitesinin artırılmasını ve kamusal hayatın nitelik kazanmasını, toplumsal refahımız için stratejik alanlar olarak kabul ediyor ve bu alanlardaki iyileştirmeyi hükümetlerimizin de en temel vazifesi olarak telakki ediyoruz. Bu anlayışla, eğitimden istihdama, sosyal destek mekanizmalarından karar süreçlerine kadar uzanan geniş bir çerçevede çok yönlü adımları atıyoruz, atmaya devam edeceğiz."

Meselenin sadece fırsat sunmaktan da ibaret görülmemesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, asıl ihtiyacın, kadınların bilgi, tecrübe, sezgi ve siyasi birikimlerinin kamusal hayata tam manasıyla yansıtılabileceği adil bir ortamın kurulabilmesi, günlük hayatın güven duygusunun yerleşmesi, kız çocuklarının eğitimden yeterince istifade etmesi, ailelerin vakar içerisinde yaşayabilmesi ve insan onurunun her şart altında korunabilmesi olduğunu söyledi.

Forumda ayrıca; Kadın Parlamenterler Bürosu Başkanı Cynthia Lopez Castro, PAB Başkanı Tulia Ackson, PAB Genel Sekreteri Martin Chungong ile oturum başkanlığına seçilen AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da birer konuşma yaptı. (İLKHA)

 

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: