Shane Larkin İbrahim Kutluay olayı nedir? Shane Larkin, İbrahim Kutluay'a ne dedi?
Türk basketbolunda tansiyon yükseldi. Anadolu Efes'in yıldız oyuncusu Shane Larkin ile eski milli basketbolcu İbrahim Kutluay arasında yaşanan söz düellosu, spor kamuoyunun gündemine oturdu. Sakatlığı nedeniyle bir süredir forma giyemeyen Larkin hakkında ortaya atılan "oynamak istemedi" iddiası, kısa sürede büyüyerek karşılıklı sert açıklamalara dönüştü. Peki, Shane Larkin İbrahim Kutluay olayı nedir? Shane Larkin, İbrahim Kutluay'a ne dedi? Detaylar haberimizde.
Türk basketbol kamuoyu, Anadolu Efes forması giyen yıldız oyun kurucu Shane Larkin ile eski milli basketbolcu İbrahim Kutluay arasında yaşanan sert polemiği konuşuyor. Sakatlığı nedeniyle bir süredir forma giyemeyen Larkin hakkında ortaya atılan "oynamak istemedi" iddiası, kısa sürede büyüyerek karşılıklı açıklamalara dönüştü. Peki, Shane Larkin İbrahim Kutluay olayı nedir? Shane Larkin, İbrahim Kutluay'a ne dedi? Detaylar...
SHANE LARKIN İBRAHİM KUTLUAY OLAYI NEDİR?
Olayın çıkış noktası, İbrahim Kutluay'ın bir programda yaptığı değerlendirmeler oldu. Kutluay, Anadolu Efes'in Türkiye Kupası'nda Beşiktaş ile karşılaştığı maçın ikinci yarısına ilişkin dikkat çeken bir iddiada bulundu.
Kutluay, maç sırasında başantrenör Pablo Laso'nun Larkin'i oyuna almak istediğini ancak yıldız oyuncunun kendisini iyi hissetmediğini söyleyerek maça girmek istemediğini öne sürdü.
İbrahim Kutluay'ın sözleri şu şekildeydi:
"Koç Laso, ikinci yarıda Larkin'i oynatmak istemiş ama hala iyi hissetmiyorum demiş. Karakter kötü olduktan sonra... Liderin kadar konuşacaksın. Senin liderin Larkin ise bırak yüksek hedefleri, iki adım ileri gidemezsin. Oyuncunun karakterinde bozukluk varsa senin başarılı olma ihtimalin çok zor."
SHANE LARKIN İBRAHİM KUTLUAY'A NE DEDİ?
İddiaların ardından Shane Larkin, sosyal medya hesabı üzerinden uzun ve sert bir açıklama yayımladı. Yıldız oyuncu, hem sakatlık sürecine hem de karakterine yönelik eleştirilere doğrudan yanıt verdi.
Larkin'in açıklamaları şu şekilde:
"Ve işte tam da bu yüzden kupa kadrosunda hiç olmamalıydım. Çünkü oynayacak kadar sağlıklı değilim ve takım için orada olmaya çalışmam, oynamak istemiyormuşum gibi yanlış anlaşılabiliyor. Şimdi de ismimi tıklanma ve dikkat çekmek için kullanmayı seven iki soytarı var. Gerçekte ne olduğunu bilmeden konuşup duruyorlar. Eğer biri benim karakterimi ve yıllar boyunca oyunculuk yapmak için neler yaşadığımı gerçekten biliyorsa, o zaman beni gerçeklere göre yargılayabilir.
Karakterime yönelik saldırılara asla müsaade etmem. Kulübüme ve Türk basketboluna her şeyimi verdim. Yıllarca sakatlıklarla oynadım ve bedenimi riske attım. Buna karşı söylenen her şey sadece dikkat çekmek veya tepki almak içindir.
Eğer içlerinden biri gerçekten gerçeği bilmek ve durumumun nasıl olduğunu öğrenmek isteseydi, gerçeği öğrenmek için kolayca sorabilirdi. Ama bunun yerine, tıklanma sayısı ve ilgi çekmek için benim adımı kullanmayı tercih ettiler. Bana sorarsan, bu biraz acınası bir durum.
Ameliyat sonrası sahaya çıktığımda keskin ağrılar yaşayan ve bu yüzden oynayamayan sakat bir oyuncunun karakterine saldırmak çok düşük bir harekettir. Bir şeyi sorgulamak istiyorsanız, bunun hakkında düşünün. Gerçeği görürsünüz. Benimle ilgili konuşma fırsatı buldukları her an konuşuyorlar.
Sadece insanların kötü anlarında konuşan herkes acınası, kıskanç bir insandır. İyi oynadığımda ve kulübüm veya ülkem için kazanmak için yaptığım her şeyi yaptığımda hiçbir şey duymuyorsunuz. Tamamen sessizlik. Hakkımda tek bir iyi söz bile yok. Beni sevmiyorsan söyle. Ama bir adamı eleştirmek ve henüz tamamen iyileşmemiş, ameliyat gerektiren bir sakatlığa dayanarak karakterini sorgulamak ve bunu ona hakaret etmek için fırsat olarak kullanmak acınası.
Bir sporcu olarak, hele ki eski bir sporcu olarak, gerçeği konuşma ve sporcuların neler yaşadığını anlatacak bir perspektif sunma yaklaşımında olacağını düşünürsünüz. Ama görünen o ki amaçları her fırsatta benim hakkımda olumsuz bir algı oluşturmak.
Gerçek şu ki takım arkadaşlarıma mümkün olduğunca yakın olmak ve elimden geldiğince yardımcı olmak istedim. Bu, uzun vadeli sağlığımı riske atmamak için sahaya çıkamamak anlamına gelse bile. İşte gerçek bu.
Aksini söyleyenler, sadece biraz ilgi görmek isteyen cahil insanlardır. Acınası, kıskanç, hasetçi, ne derseniz deyin. Sakat bir adama saldırmak çok üzücü... Özellikle de eski bir sporcu olarak. Ben asla böyle bir şey yapmam. Hepimiz aynı şekilde yaratılmadık. O adama sorun; büyük bir yetenek olan oğlu benim yerimde olsaydı ne yapardı? Uzun vadeli sağlığını riske mi atardı, yoksa tekrar oynamadan önce güvende olduğundan emin mi olurdu? Eminim o zaman mesele karakter meselesine dönüşmezdi.
Bir aptalın peşinden giderseniz, siz de soytarı olursunuz. Gerçekliği ölçütünüz yapın, perde arkasında gerçekten neler olduğunu o zaman görürsünüz.
Ben her zaman saygılı biri oldum. Ve bu, Fenerbahçe ile ilgili herhangi bir şeye verilmiş bir yanıt değil. Fenerbahçe'yi bir rakip olarak her zaman saygı duydum; yıllar içinde birçok harika mücadele verdik. Bu, saygısız, yaşlı, trollerin yaptığı karakterime yönelik saldırıya bir yanıttır.
Tüm Fenerbahçe taraftarlarına sevgim ve saygım var. Bunun sizinle hiçbir ilgisi yok. Kulübünüze duyduğunuz tutku dünya çapında takdire şayan. En iyilerden biri. Bu sadece tıklanma uğruna iki kişinin attığı laflara verilmiş bir cevaptır. Hepsi bu."