Ali Özdemir - Merkez Medya

Madrid'de 'Belirsizliği Yönetmek, Dönüşümü Yönlendirmek: Dönüm Noktasında NATO' paneli düzenlendi

İletişim Başkanlığı, Madrid'de "Belirsizliği Yönetmek, Dönüşümü Yönlendirmek: Dönüm Noktasında NATO" başlıklı panel düzenledi. Panele Kuzey Makedonya, Yunanistan, Arnavutluk, Hırvatistan, Slovenya, Bulgaristan ve Litvanya Büyükelçileri başta olmak üzere birçok üst düzey diplomat ile düşünce kuruluşu temsilcisi katıldı.

04 Mar 2026 - 16:02 YAYINLANMA
Madrid'de 'Belirsizliği Yönetmek, Dönüşümü Yönlendirmek: Dönüm Noktasında NATO' paneli düzenlendi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Türkiye'de düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde önemli müttefik başkentlerinde düzenlenecek panel serisinin ilk ayağı İspanya’nın başkenti Madrid’de gerçekleştirildi.

Ülkenin önde gelen düşünce kuruluşlarından Elcano Kraliyet Enstitüsü iş birliğiyle düzenlenen panelde Türkiye’nin kuruluşundan bu yana büyük önem verdiği, sahiplendiği ve çalışmalarına aktif olarak katıldığı NATO hakkındaki perspektifi, beklentileri, NATO’nun en güçlü üyelerinden biri olan Türkiye'nin İttifak’a yaptığı sivil ve askeri katkılar ile Türkiye’nin NATO için önemi gibi hususlar hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Elcano Kraliyet Enstitüsü Müdürü Charles Powell ile İspanya Krallığı nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Nüket Küçükel Ezberci’nin açış konuşmalarını yaptığı programda; CEU San Pablo Üniversitesi Avrupa Çalışmaları Kraliyet Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Belen Becerril Atienza’nın moderatörlüğünde Elcano Kraliyet Enstitüsü Brüksel Ofisi Direktörü Luis Simón, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Büyükelçi Prof. Dr. Çağrı Erhan, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi ve SETA Vakfı Dış Politika Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş ve Elcano Kraliyet Enstitüsü Kıdemli Analisti Félix Arteaga söz aldı.

Elcano Kraliyet Enstitüsü Müdürü Charles Powell konuşmasında, panel boyunca İran’dan da bahsedileceğini ancak İran’ın buluşmanın tek konusu olmayacağını belirterek sözü Türkiye'nin Madrid Büyükelçisi Nüket Küçükel Ezberci’ye devretti.

Büyükelçi Nüket Küçükel Ezberci, bu yıl Türkiye’nin hem NATO hem de COP31 Zirvelerini düzenleyeceğini belirterek, Türkiye ile İspanya’nın önemli müttefikler olduğunu, ancak iki ülke ilişkilerinin güçlü olması yanında gelişmeye de her zaman açık olduğunu ifade etti.

Açılış konuşmalarının ardından paneli başlatan moderatör CEU San Pablo Üniversitesi Avrupa Çalışmaları Kraliyet Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Belen Becerril Atienza, panelin başlığında yer alan “Belirsizliği Yönetmek” ifadesinin zamanın ruhunu gerçekten yansıtan bir ifade olduğunu belirtti. Panelin tartışma konusu hakkında gerek İspanyol gerekse de Türk perspektifinin son derece önemli olduğunu; aynı zamanda Türkiye-İspanya ilişkilerinin son derece ehemmiyetli olduğunu belirten Atienza, yaklaşık 40 yıldır bu konularda ısrarla yayın yaptıklarını ifade etti.

Panelin ilk konuşmacısı Elcano Kraliyet Enstitüsü Brüksel Ofisi Direktörü Luis Simón, konuşmasının önemli bir boyutunun “NATO’nun günümüzde hangi noktada olduğu” olacağını belirterek sözlerine başladı. Günümüzde NATO açısından bir geçiş sürecinin yaşandığının kuşkusuz olduğunu belirten Simón, NATO şemsiyesi altındaki Avrupa güvenliğinin “Amerikan stratejik gözetimi” altında bir yapıdan daha bağımsız bir yapıya dönüşme sürecinde olduğunu belirtti.Geçtiğimiz aylar içerisinde NATO Komuta Kademesinde yaşanan değişikliklerin de bu değişime bağlı olarak NATO’da 30 yılda meydana gelen en büyük değişiklikler olduğunu ifade etti.

NATO’daki değişimin bir diğer boyutunu ise “Avrupa’nın önceliğinin azalması” süreci olarak yorumlayan Luis Simón, Avrupa’nın bu süreçte bölgenin güvenliği açısından ABD varlığının azalması ile Avrupa Birliği askeri kapasitesinin hazır olmaması noktasında bir “boşluğu” kaldıramayacağını ifade etti. Yaşanan değişimin bu açıdan AB ile ABD arasında birbirinin yerini alma yerine sorumluluk değişimi olarak ele alınması gerektiğini aktardı.

Daha sonra söz alan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Büyükelçi Prof. Dr. Çağrı Erhan, son zamanlarda uluslararası güvenlik alanında ardı ardına yaşanan gelişmelerin çok hızlı değişiklik gösterdiğini belirterek sözlerine başladı. Soğuk Savaş ve 11 Eylül Saldırılarını takip eden süreçte dahi farklı bölgelerdeki silahlı çatışmalar arasında bu kadar kısa süre olmadığını belirten Erhan, günün şartlarının bugüne kadar yaşanan en tahmin edilemez dönemlerden birini getirdiğini; bu dönemin ise müttefiklerin yakınlaşmasının her zamankinden daha gerekli olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin NATO’ya katılımının Vaşington Antlaşması’nın imzalanmasından yalnızca 3 yıl sonra gerçekleştiğini belirten Erhan, Türkiye’nin NATO’ya katılımının yalnızca Sovyetler Birliği tehdidini bertaraf etmek motivasyonuna dayanan güvenlik amaçlı bir karar olmadığını; ayrıca ideolojik bir yöne de sahip olduğunu ve bu doğrultuda Türkiye’nin dönemin Batılı birçok kuruluşu benimsediğini ifade etti.

Ayrıca Türkiye’nin kriz zamanlarındaki ara bulucu rolüne de değinen Prof. Dr. Çağrı Erhan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ukrayna-Rusya Savaşı sürecinde savaşın her iki tarafıyla da doğrudan konuşabilen nadir liderlerden biri olduğunu vurguladı. Türkiye’nin İttifak’ın güney cephesinde çok önemli bir rol üstlendiğine de değinen Erhan, güney cephesinin göç, enerji güvenliği ve hibrit tehditler gibi birçok farklı tehditle mücadele ettiğini belirtti. Bu yıl Ankara’da gerçekleştirilecek Zirve ile Türkiye’nin İttifak’taki önemli konumunun bir kez daha vurgulanacağını söyleyen Erhan, Türkiye’nin hem NATO’nun güvenliğine hem de savunma ekosistemine önemli katkılar sunduğunu belirterek SAFE/ReARM programlarına Türkiye gibi birlik dışı ülkelerin dahil edilmesini önemsediklerini belirterek sözlerini noktaladı.

Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi ve SETA Vakfı Dış Politika Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, NATO’nun 2022 yılında benimsediği stratejik konsept sonrası uluslararası sistemin hızlı bir değişim sürecine girdiğini; NATO’nun bu süreçte ve özellikle son aylarda girdiği değişimin ise üç önemli boyutu olduğunu belirtti. Birinci boyut açısından uluslararası güç rekabetinin tekrar canlandığını belirten Yeşiltaş, meselenin ikinci boyutunun ise uluslararası sistemdeki değişimin NATO’yu nasıl bir değişime yönelttiği noktası olduğunu ifade etti. NATO’nun son “geleneksel savaşın” ardından gelecekteki savaşların artık geleneksel biçimde gerçekleşmeyeceğini düşünerek askeri modernizasyonu büyük ölçüde ihmal ettiğini ve SAFE programına ayrılan yaklaşık 1 trilyon euroluk bütçe ile bugün bunun sonuçlarının ortaya çıktığını söyledi.

Sorunun üçüncü boyutunun ise artık kural ve normlara dayanmayan, bunların etkisiz olduğu bir uluslararası sistemin ortaya çıkması olduğunu ortaya koyan Yeşiltaş, böyle bir dönemde NATO’nun nasıl bir değişim geçireceğinin de soru işareti teşkil ettiğini belirtti. Bu değişim ve dönüşüm sürecinde NATO üyeleri arasında ise tehdit algılaması, çatışmaya hazırlık ve dayanıklılık açısından önemli farklar olduğunu belirten Yeşiltaş, NATO’nun bu sınamalara eğilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin bu açılardan önemli avantajlar taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Yeşiltaş, NATO dahilindeki “Türkiye-İspanya ekseninin” İttifak’ın geleceği açısından son derece önemli olduğunu kaydederek sözlerine son verdi.

Panelin son konuşmacısı Elcano Kraliyet Enstitüsü Kıdemli Analisti Félix Arteaga ise İttifak’ın uzun yıllardır NATO’nun güney cephesini ihmal ettiğini ve dile getirilen sorunlara bir çözüm üretilmediğini belirtti. Son on yılda yaşanan gelişmelerin ise NATO’yu güney cephesi hakkında harekete geçmeye zorladığını belirten Arteaga, 2023 Vilnius Zirvesiyle NATO’nun güney cephesi açısından güvenliğine dair önemli kararların alındığını belirtti.

Panel sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümünün ardından etkinlik, Elcano Kraliyet Enstitüsü Müdürü Charles Powell’ın NATO bünyesinde ele alınan meselelerin tartışılması ve çözümüne yönelik süreçlerde Türkiye’nin bu yıl gerçekleştirilecek NATO Zirvesi vesilesiyle önemli bir platform sunacağına yönelik değerlendirmesiyle sona erdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Madrid’de düzenlenen program kapsamında 4 Mart’ta ise Prof. Dr. Çağrı Erhan ile Prof. Dr. Murat Yeşiltaş Milli Savunma Çalışmaları Yüksek Merkezinde (CESEDEN) general adayı 120 kurmay albaya yönelik bir kurs verecek.

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: