İranABDİsrail savaşı: Sahada ilk kez gördüklerimiz
İsrail ile ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını ve Tahran’ın bölge ülkelerini de kapsayan geniş çaplı cevaplarını dünya diken üstünde takip ediyor. Savaşta kullanılan silah sistemleri ve yeni teknolojiler de dikkat çekiyor. Hem İran hem de İsrail-ABD cephesinin ilk kez kullandığı sistemler haberimizde…
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırılarıyla başlayan ve hızla Ortadoğu ile Körfez Bölgesi’ndeki kimi ülkelere de sıçrayan savaşta ilk hafta geride kalmak üzere.
İran’ın başkenti başta olmak üzere önemli kentleri havadan ve denizden yoğun şekilde bombalanıyor. Tahran yönetimi ise özellikle Kamikaze İHA’lar ve balistik füzelerle yanıt veriyor.
Bu noktada her iki tarafın da harp sahasında ilk kez kullandığı unsurlar dikkat çekiyor.
ABD tarihinde ilk kez Kamikaze İHA kullandı
Önce ABD-İsrail tarafıyla başlayalım… İsrail genel olarak F-35’ler ve diğer hava unsurlarıyla İran’ın derinliklerinde nokta operasyonlar düzenledi. Ancak varlığı uzun zamandır bilinse de net şekilde görüntülenemeyen RA-01 insansız hava aracı da İran semalarında göreve çıktı. Söz konusu İHA uzun menzilli istihbarat, gözetleme ve gizli operasyonlar için tasarlanan bir platform.
Ancak insansız platformlarla ilgili en önemli gelişme ABD cephesinden geldi. ABD, tarihinde ilk kez gerçek bir harp sahasında Kamikaze İHA kullandı.
LUCAS ismi verilen bu platform aslında İran’ın yıllardır kullandığı Shaded-136 modelinin bir kopyası. Zaten ABD’li askeri yetkililer de İran’ın Kamikaze İHA’sını ele geçirdiklerini, sistemi tersine mühendislikle kopyaladıklarını ve bazı dokunuşların ardından LUCAS’ın ortaya çıktığını gizlemiyor.
İran’a yönelik hava harekatları sırasında yüzlerce LUCAS’ın yine ABD’li yapay zeka firması tarafından geliştirilen bir yazılımla çoğu zaman otonom yönlendirildiği biliniyor.
[ABD'nin Kamikaze İHA'sı LUCAS ilk kez bir savaşta kullanıldığı bu fotoğrafla doğrulandı. İran'ın Shaded-136 platformunun neredeyse bire bir kopyası. ]PrSM füzesi ve ‘siyah’ Tomahawk ilk kez sahnede
ABD cephesinde ilk kez gördüğümüz bir diğer ürünse PrSM olarak kodlanan yeni bir kara-kara füzesi. Uzun menzil ve son derece hassas bir vuruş yeteneğine sahip bu füzeler için Pentagon yönetimi ‘bize eşsiz bir derin taarruz kabiliyeti kazandırdı’ ifadesini kullanıyor.
ABD’nin uzun yıllardır kullandığı ATACMS füzelerinin yerini 500 km menzile sahip olduğu düşünülen PrSM’lerin alacağı konuşuluyor.
Savaşın ilk gününde dikkati çeken bir diğer ürün ise siyah renkte bir Tomahawk oldu. Aslında bu füze ailesi uzun yıllardır ABD Donanması envanterinde. Ve bugüne kadar gördüklerimizin tamamı gri olarak niteleyebileceğimiz bir renge sahipti.
İran hedeflerine doğru ateşlenirken görünen siyah renkli Tomahawk ise ilk kez karşımıza çıktı. Bu noktada ‘sadece bir renk değişimi’ deyip geçmek pek mantıklı değil.
Yeni boyanın, Tomahawk füzelerinin üzerine radar sinyallerini emen ve gece karanlığındaki operasyonlarda daha da avantaj sağlayan düşük görünürlükte bir kaplama olduğuna inanılıyor.
[PrSM olarak adlandırılan yeni kara-kara füzesi İran'ın derinliklerini vurmak için kullanılıyor.]Hürremşehr-4 ilk kez ateşlendi
İran da geçmişe kıyasla bu savaşa daha iyi hazırlanmış bir görüntü veriyor. Dini Liderini, Savunma Bakanını ve en üst düzey askeri komuta kademesini henüz savaşın ilk dakikalarında kaybeden bir ülkenin normalde geniş kapsamlı bir saldırı yapabilmesi düşük ihtimal olarak değerlendirilir. Ancak Tahran yönetimi uyguladığı ‘mozaik savunma stratejisi’ ile bu aşmış gibi görünüyor.
Sadece ‘mozaik stratejisi’ değil İran’ın sahada ilk kez gördüğümüz diğer bazı unsurları da savaşı doğrudan etkileyebilecek potansiyelde.
Bunlardan ilki Hürremşehr-4 füzesi. İran yönetiminin iddiasına göre hipersonik hızlara çıkan bu füze 1500 kilogram harp başlığı taşıyabiliyor ve iki bin kilometre menzile ulaşabiliyor. Farklı bir yakıt türü kullanılan bu füzenin ateşlenme hazırlık süresinin 12 dakika olduğu öne sürülüyor. Bu da İran için füzeyi çok hızlı bir şekilde ateşleme ve atım yapılan rampaların hızlıca başka yere taşınıp olası bir İsrail saldırısından kurtulması anlamına geliyor.
[Jet motorlu Kamikaze İHA Hadid-110’un da ilk kez bir harp ortamında kullanıldığı açıklandı.]İran’ın en hızlı Kamikaze İHA’sı sahada
Devrim Muhafızları tarafından yapılan resmi açıklamalar İran’ın sahada ilk kez kullandığı farklı kabiliyetleri olduğunu da gösterdi.
Jet motorlu Kamikaze İHA olarak bilinen Hadid-110’un bu savaşta ilk kez operasyonel olarak kullanıldığı ifade edildi. İran envanterindeki en hızlı insansız hava aracı olma özelliğini taşıyan bu dron saatte 517 kilometre hıza ulaşabiliyor. Düşman radarlarından kaçınabilmek için farklı özellikleri bulunan platformun 30 kilogramlık harp başlığı taşıyabildiği belirtiliyor.
Savaşın deniz ayağında da dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Bahama bayraklı bir petrol tankeri uzaktan kumandalı patlayıcı yüklü bir botla vuruldu. İran’ın uzun yıllardır bot ya da farklı küçük deniz araçlarını silahlandırmaya çalıştığı biliniyor. Bu noktada Bahama bayraklı geminin İran’dan çok uzak bir mesafede vurulmuş olması öne çıkıyor. Tahran yönetiminin yeni bir silahlı insansız deniz aracı ya da uzaktan kumandayla hareket eden ve patlayıcı yüklü botlarla düşmanı hedef almaya çalıştığı üzerinde duruluyor.