Çin, Hürmüz ablukasına dair sükunet çağrısı yaptı
Çin, Trump’ın İran savaşını sona erdirmeye yönelik görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alma tehdidinde bulunmasına sert tepki gösterdi. Pekin yönetimi, tüm taraflara itidal çağrısı yaptı.
Hafta sonu Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen ve ABD'nin hukuksuz olarak İran İslam Cumhuriyeti'ne başlattığı saldırılar sonucunda başlayan savaşı sonlandırmayı hedefleyen görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine ABD’nin yeni saldırıların sinyallerini vermesi, uluslararası kamuoyunda endişeye yol açtı.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, düzenli basın toplantısında yaptığı açıklamada, küresel petrol ve doğal gaz arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik Hürmüz Boğazı’nın güvenli, istikrarlı ve kesintisiz şekilde açık tutulmasının uluslararası toplumun ortak çıkarı olduğunu vurguladı.
Guo, ABD’nin olası abluka planına dolaylı tepki göstererek “İlgili tarafların geçici ateşkes düzenlemelerine bağlı kalmasını, anlaşmazlıkları siyasi ve diplomatik yollarla çözmesini ve çatışmaların yeniden başlamasından kaçınmasını umuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Çin’in krizin çözümünde yapıcı ve olumlu rol oynamaya hazır olduğunu belirten Guo, İslamabad’daki görüşmeleri gerilimi düşürme yönünde önemli bir adım olarak değerlendirdi.
Ancak görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının hemen ardından ABD Merkez Komutanlığı, İran İslam Cumhuriyeti'nin limanlarına yönelik tüm deniz trafiğinin pazartesi günü itibarıyla ablukaya alınacağını duyurdu. Bu adım, küresel ticaret ve enerji arz güvenliği açısından ciddi riskler barındırıyor.
Daha önce Çin ve Pakistan, derhal ateşkes sağlanması ve Hürmüz Boğazı’nda normal seyrüseferin yeniden tesis edilmesi çağrısında bulunmuştu.
Öte yandan Guo, Çin’in İran İslam Cumhuriyeti’ne silah sağlayacağı yönündeki iddiaları asılsız karalama ve kötü niyetli spekülasyon olarak nitelendirerek reddetti.
Geçtiğimiz hafta Trump, İran İslam Cumhuriyeti'ne askeri destek sağlayan ülkelere yönelik yüzde 50 oranında ve istisnasız gümrük vergisi tehdidinde bulunmuştu. Bu açıklama, ekonomik baskı yoluyla krizi derinleştirme girişimi olarak yorumlandı.
Çinli sözcü, ülkesinin silah ihracatında her zaman temkinli ve sorumlu bir yaklaşım benimsediğini belirterek, uygulanan sıkı denetimlerin hem ulusal yasalar hem de uluslararası yükümlülüklerle uyumlu olduğunu ifade etti. (İLKHA)