Ali Özdemir - Merkez Medya

BAE ve Katar, ABD'yi ikna etmeye çalışıyor

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar’ın, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonları kısa sürede sonlandıracak bir “çıkış yolu”na yönelmesi için perde arkasında diplomatik girişimlerde bulunduğu bildiriliyor.

02 Mar 2026 - 23:55 YAYINLANMA
BAE ve Katar, ABD'yi ikna etmeye çalışıyor

Bloomberg haberinde konuya yakın kaynaklara göre iki ülke, Washington üzerinde etkisi olan müttefikleri devreye sokarak çatışmanın büyümesini engellemeye çalışıyor.

Kaynaklar, BAE ve Katar’ın temel amacının bölgesel bir savaşa dönüşme riskini azaltmak ve enerji fiyatlarında uzun süreli bir şok yaşanmasının önüne geçmek olduğunu belirtiyor. Bu doğrultuda, geniş katılımlı bir diplomatik zemin oluşturulması için temaslar yürütülüyor. Görüşmeler kamuoyuna açık olmadığı için yetkililer isimlerinin açıklanmasını istemedi.

Bloomberg News, bölgedeki deniz taşımacılığı hatlarında yaşanan ciddi aksamaların hafta ortasına kadar sürmesi halinde, doğal gaz fiyatlarında pazartesi günkü sert yükselişten daha güçlü bir artış yaşanabileceği uyarısında bulundu.

ABD ve işgalci rejimin cumartesi günü İran’a yönelik saldırılar başlatmasının ardından çatışmalar hızla genişledi. Resmen savaşın tarafı olmadıklarını söyleyen bazı ülkeler bile, topraklarındaki askeri üsler, enerji altyapıları ve vatandaşlarının misilleme tehdidi altında olması nedeniyle krizin içine çekilmiş durumda.

Katar, İran’a ait bir insansız hava aracının hedef aldığı dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracat tesisinde üretimi durdurdu. Bu gelişme Avrupa’da doğal gaz fiyatlarının yüzde 50’den fazla yükselmesine yol açtı.

Aynı kaynaklara göre hem BAE hem de Katar, hava savunma kapasitelerini hızla güçlendirmek için sessiz diplomatik temaslar yürütüyor. BAE’nin müttefiklerinden orta menzilli hava savunma sistemleri talep ettiği, Katar’ın ise özellikle insansız hava araçlarına karşı destek istediği ifade ediliyor. Son dönemde droneların balistik füzelere kıyasla daha büyük ve ani bir tehdit oluşturduğu belirtiliyor.

Bloomberg’in incelediği bir iç analize göre Katar’ın Patriot hava savunma sistemlerine ait önleyici füze stokları, mevcut kullanım temposuyla yaklaşık dört gün yetecek düzeyde. Katar ayrıca İran’a ait iki Sukhoi Su-24 savaş uçağını düşürdüğünü, yedi balistik füzeyi ve beş insansız hava aracını etkisiz hale getirdiğini açıkladı. Yetkililer, tüm tehditlerin hedeflerine ulaşmadan imha edildiğini bildirdi.

Katar Savunma Bakanlığı, pazartesi günü yaptığı açıklamada iki İran insansız hava aracının ülkeyi hedef aldığını; bunlardan birinin Mesaieed’deki bir elektrik santraline ait su tankını, diğerinin ise Ras Laffan’daki bir enerji tesisini hedef aldığını duyurdu.

BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile Katar Emiri Temim bin Hamad Al Sani’nin son günlerde İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz gibi Avrupalı liderlerle telefon görüşmeleri yaptığı bildirildi. Bu temaslarda bölgesel istikrarın korunması ve çatışmanın büyümemesi konularının ele alındığı ifade ediliyor.

Batılı yetkililere göre Körfez ülkeleri, savaş öncesinde de Washington’a itidal çağrısında bulunuyordu. Özellikle Katarlı yetkililerin, ABD’li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner ile uzun yıllara dayanan iş ilişkileri sayesinde diplomatik kanalları açık tutmaya çalıştığı belirtiliyor.

Saldırılardan önce Körfez monarşilerinin, yaptırımların gevşetilmesi halinde İran’ın Batı sermayesine yeniden açılabileceği; enerji ortaklıkları, altyapı yatırımları ve finansal iş birlikleriyle ekonomik entegrasyonun mümkün olabileceği yönünde bir vizyon sunduğu kaydediliyor. Bu yaklaşımın, Trump ekibinin ekonomik açılımlara dayalı büyük anlaşmalar fikrine sıcak bakmasıyla örtüştüğü ifade ediliyor.

Ancak Trump’ın çevresinde farklı görüşler bulunuyor. Katar tarafı ticaret, ekonomik istikrar ve Tahran ile normalleşme fırsatlarını öne çıkarırken, siyonist yetkililerin "güvenlik kaygıları" ve “güç yoluyla barış” yaklaşımını vurgulayarak Washington üzerinde etkili olmaya çalıştığı belirtiliyor. Bu durum, ABD yönetimi içinde farklı eğilimlerin aynı anda etkili olduğunu gösteriyor. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: