Arif Ahmet Denizolgun'un mirasına ne oldu?

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüyle ilgili dosya, yeğeni Alihan Kuriş'le ilgili soruşturma nedeniyle raftan indirildi. Eski siyasetçinin miras bıraktığı şirket de yeniden gündemde.

27 Ağu 2026 - 15:30 YAYINLANMA
Arif Ahmet Denizolgun'un mirasına ne oldu?

"Süleymancılar" olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ve beraberindekilere yönelik soruşturma, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüyle ilgili dosyanın raftan indirilmesine ve mirasının yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

 

Denizolgun, Kuriş'in dayısıydı ve 2016 yılında İstanbul'un Beykoz ilçesindeki evinde ölü bulunana kadar cemaati o yönetiyordu.

Eski Bakan öldüğünde başa, “oy birliğiyle” Alihan Kuriş geçirildi. Kuriş, o gün şu konuşmayı yaptı:

 

"Madem ki dünya hayatı devam ediyor, o zaman İslam dini devam edecektir. Madem ki İslam dini kıyamete kadar devam edecek, o zaman hizmetlerimiz yani Allah’ın dinine, kitabına hizmet kıyamete kadar devam edecektir.

 

Bu gemiyi karaya oturtabilmek için bunların akıllarından geçen her adiliğe olur verecekleri de şüphesizdir.

 

Yolumuz din-i İslam’ı, ümmeti, milleti, devleti savunmaya, korumaya ve bu değerlere hizmet etmeye devam edecektir. Vatan hainlerine, din düşmanlarına, bozuk akımlara, devleti yıkılışa götüren üzeri örtülü planlara set olmaya devam edecektir."

2026 yılına gelindiğinde Kuriş ve beraberindekiler, “Çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği”, “Nitelikli dolandırıcılık”, “Vergi Usul Kanunu'na muhalefet”, “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” gibi suçlamalarla gözaltına alınarak tutuklandı.

 

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bu operasyonun üzerinde bir süredir çalıştıklarını belirterek mali yapıya ilişkin şu bilgileri verdi:

 

"2016 yılında akımın başına geçti. Akımın başına geçmesiyle birlikte faaliyetler daha gizlilik içerisinde büyümeye başladı. Almanya'nın Köln şehrinde büyük bir merkez yapıyorlar. Bu bina bittiğinde faaliyetlerinin tamamını oraya kaydıracağını da biliyoruz.

 

Örgütün suç kaynaklarına yönelik olarak bir operasyondu. Epeydir üzerinde çalışıyorduk. İlerleyen günlerde operasyonun neticeleri daha açık bir şekilde ortaya çıkmış olacak."

Alihan Kuriş'e yönelik soruşturma genişleyince dosyaya giren iddialardan biri, "Alihan Kuriş ve kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'in Denizolgun'dan kalan Arden Gıda'yı ele geçirmeye çalışması" oldu.

 

Cemaatte 16 yıl boyunca "lider" olarak konumlanan Arif Ahmet Denizolgun hayatını kaybettiğinde bekardı ve tüm malvarlığı, kardeşleri Mehmet Beyazıt Denizolgun ve Ayşe Gülderen Kuriş'e kalmıştı.

 

2004 yılında kurulan 7 milyon 450 bin lira sermayeli Arden Gıda'nın ise yüzde 90 hissesi Arif Ahmet Denizolgun'a, yüzde 10 hissesi ise yarı yarıya Alihan Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş'in elindeydi.

 

Denizolgun'un ölümünden sonra hissesinin kardeşleri Mehmet Beyazıt Denizolgun ve Ayşe Gülderen Kuriş'e devredilmesi gerekiyordu.

Ancak iddiaya göre Alihan Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş, yüzde 45 hissenin anneleri Ayşe Gülderen Kuriş'e devredilmesine "ses çıkarmadı", ancak Mehmet Beyazıt Denizolgun'u şirketten tasfiye etmeye çalıştı.

 

İki kardeşin Mehmet Beyazıt Denizolgun'un yüzde 45 hissesini 500 bin TL karşılığında satın alıp kendi aralarında paylaşmaya çalıştığı öne sürüldü.

 

İhlas Haber Ajansı'nın (İHA) aktardığına göre Mehmet Beyazıt Denizolgun konuyu yargıya taşıdı. Yargılama iki yıl sürdü.

 

İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi, Denizolgun'un şirketin 1 Aralık 2016 tarihli Genel Kurul toplantısına itiraz etmediğini belirterek davanın reddine karar verdi. Bunun üzerine karar bir üst mahkemeye taşındı.

 

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi dosyayı yeniden inceledi ve 8 Ekim 2020'de birinci derece mahkemenin verdiği kararı bozdu.

 

Alihan Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş’in 1 Aralık 2016 tarihinde yaptıkları toplantıyı hükümsüz sayarak Arden Gıda'nın yüzde 45 hissesinin yasal varis olarak Mehmet Beyazıt Denizolgun’a devredilmesine hükmetti.

 

KURİŞ AİLESİ ŞİRKETTEN AYRILDI

 

Söz konusu gelişme üzerine Alihan Kuriş, 13 Temmuz 2021 tarihinde Arden Gıda'daki yüzde 5 hissesini kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ve Adem Y.'ye devrederek ayrıldı.

 

Ayşe Gülderen Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş de 28 Aralık 2022'de hisselerini Yusuf B.'ye devretti.

 

KAYYUM ATANDI

 

Yusuf B.'nin yüzde 53, Mehmet Beyazıt Denizolgun'un yüzde 45 ve Adem Y.'nin yüzde 2 hissesi olduğu Arden Gıda'ya Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması nedeniyle kayyum atandı.

SORGUSUNDA NE DEDİ?

Arden Gıda, Alihan Kuriş'in emniyet ve savcılıktaki sorgusunda önemli bir yer tuttu.

 

MASAK raporunda Arden Gıda'nın bankacılık işlem hacminin 2017 ile 2026 arasında 6 milyar 520 milyon 264 bin TL'ye ulaştığı görülüyordu. Şirketin yalnızca 2025 yılı brüt satışları da 1 milyar 575 milyon TL'yi buluyordu. Alış - satış hacimlerinde özellikle 2020 ve 2022 yılları öne çıkıyordu.

 

Aynı dönemde Arden Gıda hesaplarına 76 milyon 537 bin TL nakit yatırıldığı, elektronik para ve ödeme kuruluşları üzerinden ise toplam 52 milyon 381 bin TL civarında transfer girişi olduğu anlaşıldı.

 

Bu transferlerin 52 milyon 374 bin TL'si SİPAY üzerinden 273 işlemde gerçekleşmişti.

 

Arden Gıda'nın en yüksek hacimli ticari ilişkilerinden biri ise Akdeniz Toros Et ve Et Mamulleri ile olandı.

 

2017 - 2026 arasındaki banka kayıtlarında iki şirket arasındaki işlem hacmi yaklaşık 339,6 milyon TL olduğu, Arden Gıda'nın yalnızca 2025 yılında bu firmadan yaptığı mal ve hizmet alışının 391 milyon 215 bin TL'yi bulduğu kayda geçti.

 

Kuriş'e Akdeniz Toros'un yöneticileri sorulduğunda “Ürünlerinin müşterisiyim, bunun haricinde başka bir bilgim yoktur, yöneticilerini bilmem.” iddiasını öne sürdü:

 

“Ben söz konusu Arden Gıda'daki hisselerimin tamamını resmi kayıtlarda da görüleceği üzere 07/2021 tarihinde devrettim. MASAK raporunda bahsedilen ve yorumlanan verilerin tamamı 2023 ve sonrası tarihe aittir.”

 

Kuriş usulsüz olduğu ileri sürülen "hususların" 2022 ve sonrasında gerçekleştiğini, bu işlemlere ilişkin bilgi veya görgüsünün bulunmasının mümkün olmadığını savundu.

DENİZOLGUN'UN ÖLÜMÜNDE CİNAYET ŞÜPHESİ

Bu sırada Arif Ahmet Denizolgun'un Kuriş'e yönelik soruşturmayla birlikte yıllar sonra raftan indirilen dosyasında da bazı gelişmeler yaşandı. 

 

Denizolgun'un ölümü, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda “şüpheli” bulundu.

 

Raporda 2016 yılında gerçekleştirilen otopsiye ait 145 fotoğraf ve video görüntüsü, dönemin Adli Tıp Kurumu raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri, 19 Ağustos 2026 tarihli fethi kabir tutanağıyla soruşturma dosyasındaki diğer adli tıbbi belgeler birlikte değerlendirildi.

 

Denizolgun'un otopsi fotoğrafları ve video kayıtlarında, sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan 4 ayrı morluk bulunduğu belirtildi. 

 

Bu morlukların altındaki dokularda da kanama görülmesinin, bu lezyonların ölümden önce meydana geldiğini gösterdiği raporda yer aldı.

 

“YASTIKLA BOĞULMUŞ OLABİLİR”

 

Lezyonların büyüklüğü ve göğüsteki yerleşimleri dikkate alındığında, bir kişinin göğse diziyle basıp ağız ve burnu bir yastıkla kapatarak nefessiz bırakması şeklindeki bir ölüm mekanizmasının mümkün olduğu değerlendirmesine de raporda yer verildi.

 

Raporda, mevcut bulgular ve otopsi tarihindeki ileri derecedeki çürüme durumu göz önünde bulundurulduğunda, Denizolgun'un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanmasının mümkün olmadığı ifade edildi.

 

"2016'DAKİ OTOPSİ RAPORUNDA ADLİ TIBBİ EKSİKLİK" 

 

10 yıl önce düzenlenen otopsi raporunda ölümün "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" olarak değerlendirilmesine karşın, mevcut belgeler üzerinden travmatik olmayan beyin kanaması sonucuna ulaşılmasını sağlayacak yeterli objektif bulgunun ortaya konulmadığı ve bu yönüyle adli tıbbi eksiklik bulunduğu değerlendirmesi de raporda yer aldı.

 

Raporda ayrıca, 2016 yılındaki incelemelerde Denizolgun'un dokuları ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallere rastlandığı da kaydedildi.

 

Ancak söz konusu maddelerin düzeylerinin belirtilmemesi nedeniyle bunların ölüm üzerindeki etkilerinin mevcut verilerle objektif olarak değerlendirilemediği raporda ifade edildi.

ALİHAN KURİŞ'E "KASTEN ADAM ÖLDÜRME" SUÇLAMASIYLA SORUŞTURMA

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı bilirkişi raporuyla ilgili ayrıntıları kamuoyuyla paylaşırken Alihan Kuriş ile diğer şüpheliler hakkındaki soruşturmanın “Adam öldürme” suçlamasıyla sürdüğünü duyurdu.

 

Açıklamaya göre “Beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” raporu altında imzası bulunan doktorlar ve önce “Otopsi video kaydı yok.” diyen, sonra da “Kayıt vardır.” şeklinde ifade veren Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da “Resmi belgede sahtecilik” suçundan soruşturma başlatıldı.

 

Soruşturmanın bir diğer ayağını ise otopsi görüntülerinin varlığına ilişkin Adli Tıp Kurumu yazışmaları oluşturuyor.

 

Başsavcılığın farklı tarihlerde ilettiği taleplere önce “Kayıt bulunmadığı” yanıtının verildiği, daha sonra ise “Görüntüler mevcut” denilerek dosyaya gönderildiği aktarıldı.

 

Bazı görevliler hakkında “resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla inceleme yürütülürken, fethi kabir sonuçları, HTS kayıtları, ilk müdahaleye ilişkin polis kayıtları ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar da soruşturmada değerlendirilecek.

Kaynak :
Ntv.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: